Ana içeriğe geçİletişim bilgilerine geç

Makale

Yurt Dışına Açılan Küçük İşletmeler İçin Çok Dilli Web Siteleri: Pratik Rehber

Küçük hizmet işletmeleri çok dilli web sitesini nasıl kurar: dil seçimi, URL yapısı, hreflang, yerelleştirme ve çeviri kalitesi.

Farklı ülkelere bağlantıları olan bir dünya küresi illüstrasyonu
AMOSYayın tarihi:

Çok dilli bir web sitesinde her dilin kendine ait net bir adresi olur. Site, arama motorlarına hangi sürümün hangi kitle için olduğunu söyler. İçerik de yalnızca kelime kelime çevrilmez, yerel müşteriye uyarlanır. Küçük hizmet işletmelerinin çoğu için en basit kurulum tek bir alan adı ve her dil için bir klasördür. Örneğin Almanca için /de. Buna hreflang etiketlerini ekleyin, çeviriyi özenle yapın ve her pazarda insanların gerçekte nasıl arama yaptığını kontrol edin. İşe, gerçekten iyi hizmet verebileceğiniz tek bir yeni dille başlayın. Sonra genişletin.

Bu rehber kimin için?

Bu rehber, başka ülkelerden müşteri kazanmak isteyen küçük hizmet işletmesi sahipleri için. Örneğin Almanya'dan gelen hastaları tedavi eden bir diş kliniği, yurt dışında müvekkilleri olan bir hukuk bürosu, turistik bir bölgedeki bir fırın ya da sınır bölgesinde çalışan bir tesisatçı.

Rehberi uygulamak için bir IT ekibine ihtiyacınız yok. Ama birkaç kararı sizin vermeniz gerekiyor. Bu rehber o kararları açıklıyor.

Web sitem hangi dilleri sunmalı?

Dilleri, etkileyici görünenlere göre değil, gerçekten hizmet verebileceğiniz müşterilere göre seçin.

Kendinize şu soruları sorun:

  • Talepler şu anda nereden geliyor? İletişim formunuz ve telefon aramalarınız, sizi hangi ülkelerin zaten bulduğunu gösterir.
  • O dilde cevap verebilir miyim? Almanca bir e-postaya ya da telefona kimse cevap veremiyorsa Almanca sayfanın pek faydası olmaz.
  • Hizmeti orada verebilir miyim? Bir tesisatçı başka bir ülkedeki boruyu tamir edemez. Ziyaretçilere hizmet veren bir hukuk bürosu ya da diş kliniği ise verebilir.
  • Sayfaları güncel tutacak mıyım? Eski fiyatlar ya da çalışma saatleri içeren güncel olmayan bir çeviri kafa karıştırabilir.

Örneğin Antalya'daki bir diş kliniği, hastalarının çoğu bu pazarlardan geldiği için önce İngilizce ve Almanca ekleyebilir. Diğer dilleri ise ancak ilk diller iyi çalıştığında ekleyebilir.

Hangi URL yapısını kullanmalıyım?

URL yapısı, web adreslerinizin her dil için nasıl düzenlendiğidir. Üç yaygın seçenek var.

SeçenekÖrnekAvantajlarDezavantajlar
Ülke alan adı (ccTLD)example.de, example.frGüçlü yerel sinyal, yerel kullanıcılar için tanıdıkAyrı ayrı satın alınması, yönetilmesi ve büyütülmesi gereken alan adları
Alt alan adı (subdomain)de.example.comTeknik olarak ayırması kolayÇoğu zaman ayrı bir site gibi değerlendirilir, daha fazla kurulum gerekir
Alt klasör (subfolder)example.com/deTek alan adı, yönetmesi basit, her şey tek yerdeÜlke alan adına göre daha zayıf ülke sinyali

Küçük işletmelerin çoğu için pratik seçim alt klasörlerdir. Tek alan adı, tek ayar seti ve tek yönetim noktası olur.

AMOS da bu şekilde çalışır. Web siteniz, makaleleriniz, formlarınız, yasal sayfalarınız ve sohbet botunuz tek bir alan adı altında birçok dilde yayınlanabilir: varsayılan diliniz kök dizinde, örneğin Almanca /de altında, Japonca /ja altında.

Hreflang nedir ve neden önemlidir?

Hreflang, arama motorlarına her sayfanın hangi dil ve bölge için olduğunu söyleyen küçük bir kod parçasıdır. Hangi sayfaların birbirinin çevirisi olduğunu da bildirir.

Hreflang olmadan bir arama motoru, Türkçe sayfanızı Almanya'daki bir okuyucuya gösterebilir. Hreflang varsa arama motoru hangi sürümü göstermesi gerektiğine dair net bir ipucu alır.

Birkaç temel kural:

  1. Her dil sürümü, kendisi dahil diğer tüm sürümleri göstermelidir.
  2. Bağlantılar iki yönlü çalışmalıdır. İngilizce sayfa Almanca sayfayı gösteriyorsa, Almanca sayfa da İngilizce sayfayı göstermelidir.
  3. Sunmadığınız bir dili konuşan ziyaretçiler için "x-default" ile bir varsayılan sürüm ekleyin.
  4. Doğru kodları kullanın. Örneğin Almanca için "de", Avusturya'daki Almanca için "de-AT".

Hreflang bir ipucudur, emir değildir. Arama motorlarının sitenizi anlamasına yardımcı olur ama bir sayfanın nerede görüneceğini garanti etmez.

Çeviri ile yerelleştirme arasındaki fark nedir?

Çeviri, kelimeleri bir dilden başka bir dile aktarır. Yerelleştirme ise sayfanın tamamını yerel kitleye uyarlar.

Yerelleştirme şunları kapsar:

  • Para birimi ve fiyatlar, yerel müşterinin beklediği biçimde.
  • Tarih, saat ve telefon formatları. Almanya ve Türkiye tarihleri ABD'den farklı yazar.
  • Yasal sayfalar. Gizlilik ve çerez bildirimlerinin yerel kuralları yansıtması gerekebilir. Her pazar için bir hukuk danışmanına sorun.
  • Yerel okuyucuya anlamlı gelen örnekler ve fotoğraflar.
  • Yerel müşterilerin kullandığı ve güvendiği iletişim seçenekleri.

Turistlerden sipariş alan bir fırın, teslim alma saatlerini ve ödeme yöntemlerini her dilde açıkça anlatabilir. Bir hukuk bürosu, yabancı müvekkiller için hangi davaları üstlendiğini ve hangilerini üstlenmediğini açıklayabilir.

İnsanlar her ülkede aynı şekilde mi arama yapar?

Hayır. Aynı hizmet, farklı ülkelerde farklı kelimelerle anlatılabilir. Anahtar kelimenizin doğrudan çevirisi, yerel kişilerin yazdığı ifade olmayabilir.

Bazı pratik noktalar:

  • Yerel terimi kontrol edin. Almanca konuşulan bir ülkedeki insanlar bir hizmet için, Almanca konuşulan başka bir ülkedekilerden farklı bir kelime kullanabilir.
  • İnsanların hangi arama motorunu kullandığını kontrol edin. Google birçok pazarda yaygındır ama bazı ülkeler ağırlıklı olarak başka arama motorlarını kullanır. Örneğin Güney Kore'de Naver, Çin'de Baidu.
  • Yapay zekâ asistanlarını düşünün. Giderek daha fazla kişi asistanlara tam cümlelerle soru soruyor. Sık sorulan sorulara verilen net cevaplar her dilde işe yarar.
  • Anadili o dil olan birine sorun. Hizmetiniz için hangi kelimelerle arama yapacağını öğrenin.

Örneğin bir diş kliniği "dental implant price" ifadesini sadece çevirmekle yetinmemeli. Her ülkedeki hastaların gerçekte ne sorduğunu kontrol etmeli ve bu sorulara sayfada cevap vermeli.

Çevirinin yeterince iyi olduğundan nasıl emin olurum?

Makine çevirisi artık işe yarar hale geldi ama hâlâ hata yapıyor. Tıbbi, hukuki ya da fiyatla ilgili bir sayfadaki küçük hatalar müşteriyi yanıltabilir.

Basit bir kalite süreci:

  1. Önce en önemli sayfaları çevirin: ana sayfa, hizmetler, iletişim ve yasal sayfalar.
  2. Anadili o dil olan birine kontrol ettirin, tercihen alanınızı bilen birine.
  3. Rakamları, isimleri ve terimleri kontrol edin. Fiyatlar, çalışma saatleri ve hizmet adları gibi.
  4. Yayınlamadan önce kontrol edin, bir müşteri şikâyet ettikten sonra değil.
  5. Ana sürümde bir şeyi değiştirdiğinizde tüm dilleri güncelleyin.

AMOS'ta her çeviri yayına girmeden önce sizin onayınızı bekler. Her dilde neyin yayınlanacağına siz karar verirsiniz.

Yayına almadan önce kısa bir kontrol listesi

  • Her sayfada tek ve net bir dil, karışık metin yok.
  • Masaüstünde ve telefonda kolayca bulunan bir dil değiştirici.
  • Her dil için /de veya /en gibi alt klasörler.
  • Her dil sürümünde hreflang etiketleri.
  • Yerelleştirilmiş fiyatlar, formatlar, iletişim bilgileri ve yasal sayfalar.
  • Önemli sayfaların anadili o dil olan biri tarafından kontrolü.
  • Her dilde gelen taleplere nasıl cevap verileceğine dair bir plan.

AMOS'un rolü ve sizin kararlarınız

AMOS, yaklaşık 5 ile 50 kişi arasında çalışanı olan, yeni müşterilerini web sitesi üzerinden kazanan ve SEO (arama motoru optimizasyonu, yani sitenin aramalarda bulunabilir olması için yapılan çalışma), içerik ya da IT ekibi olmayan hizmet işletmeleri içindir. Sitenizi, makalelerinizi, formlarınızı, yasal sayfalarınızı ve sohbet botunuzu tek alan adı altında birkaç dilde yayınlayabilir. Her çeviriyi yayına girmeden önce siz onaylarsınız. AMOS panelinin kendisi İngilizce ve Türkçe olarak kullanılabilir.

AMOS'un ne yapmadığı da önemli. AMOS sıralama, trafik ya da gelir vaat etmez. Gösterimlerde, tıklamalarda ve taleplerde ölçülen değişimi, yapılan işle yan yana raporlar.

Hangi pazarlara gireceğinize, hangi dilleri sunacağınıza ve bir çevirinin yayınlanacak kadar iyi olup olmadığına yine siz karar verirsiniz.

Pilot nasıl başlar?

Pilot; web siteniz, ekibiniz ve satış yaptığınız pazarlar hakkında kısa bir görüşmeyle başlar. Pilotun süresi, koşulları ve fiyatı bu görüşmede belirlenir, çünkü bunlar sitenize ve pazarlarınıza bağlıdır.

Almanya'daki, AB genelindeki ya da başka yerlerdeki müşterilere ulaşmayı planlıyorsanız pilot talebi için iletişim formunu veya sohbet botunu kullanın. Bir iş günü içinde cevap veriyoruz.